…
…
05 Mayıs 2026, Salı Ağrı-Türkiye

Sosyal Risk Haritaları ve Çocuklar Güvende Sistemi Tanıtıldı


İl Müdürümüz Ertaç BAKİ başkanlığında, İl Müdür Yardımcımız Vefa ÇELİK'in sunumuyla İl Müdürlüğümüz ve bağlı kuruluşlarımızda çalışan meslek personellerine yönelik ''Sosyal Risk Haritaları ve Çocuklar Güvende Sistemi'' tanıtıldı.

 

Sosyal Risk nedir?

Bir bireyin ya da toplumun zarara uğrama tehlikesi “risk” kavramı ile açıklanırken. Sosyal risk, toplum hayatı içinde olmaktan doğabilecek beklenmedik, istenmeyen ve zarar verici durumlarla karşılaşma olasılığı ya da tehlikesi olarak tanımlanmaktadır. Sosyal riskler toplumun bir aradalığına bağlı olarak ortaya çıkan olası risklerdir.  Sosyal hizmetler bağlamında sosyal risk, toplumsal bütünlüğün ve bireysel refahın korunması için kritik öneme sahiptir. Sosyal risklerin erken tespiti, müdahale ve koruyucu, önleyici politikaların geliştirilmesi için temel oluşturur.

 

Sosyal Hizmetler Bağlamında Sosyal Risk Kavramı ve Sosyal Risklerin Tespiti

 

            Sosyal hizmetler, bireylerin, ailelerin ve toplulukların yaşam kalitesini artırmak, sosyal sorunları önlemek ve çözümler üretmek amacıyla geliştirilen profesyonel müdahaleler bütünüdür. Buradaki temel hedef, hem bireylerin hem de toplumların sosyal işlevselliğini güçlendirmek, sosyal riskleri azaltmak ve sürdürülebilir refah sağlamaktır. Dolayısıyla sosyal hizmetler bağlamında sosyal güçlendirme sosyal risklerin tespiti, kırılgan grupların belirlenmesi ve desteklenmesi ile mümkündür. Keza sosyal hizmetlerin toplumu güçlendirebilmek için birincil olarak toplumsal değişim ve dönüşümden etkilenme potansiyeli olan kırılgan grupları güçlendirmesi gerekmektedir. Kırılgan gruplar, düşük sosyoekonomik düzey, dezavantajlı eğitim koşulları, aile içi sorunlar veya psiko-sosyal zorluklarla karşılaşan birey ve topluluklar olarak kavramsallaştırılabilir.

            Bu bağlamda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak Kasım ayından itibaren 35 ayrı sosyal olguda sosyal risk haritalarımızı çalışmaya başladık. Sosyal risk haritaları; kadına yönelik şiddet, çocuk istismarı, bağımlılık gibi sosyal olguların bütüncül olarak görülmesine imkan sağlamaktadır.

 

Sosyal Risk Haritaları Projesinde Ulaşılması Hedeflenen Temel Amaçlar

Bakanlık olarak, sosyal bozulmayı hızlandıracak her bir sosyal olgu ile ilgili sosyal riskleri hesaplayarak koruyucu ve önleyici hizmetlerin yeniden kurgulanması ve kurumlar arası işbirliğinin kuvvetlendirilmesini amaçlamaktayız. Her bir genel müdürlüğümüz kapsamında belirlenen kırılgan gruplara yönelik 595 sosyal gösterge üzerinden 35 Sosyal risk haritası hazırlığına başlanmıştır (Ek1). Elde edilen bulgular ile her bir şehre, ilçeye, mahalleye hatta aileye özgü koruyucu ve önleyici faaliyetler belirlemek ve henüz gerçekleşmeden vakalara müdahale edebilmek mümkün olacak.

 

Kırılgan Gruplar ve Sosyal Riskler

            Kırılgan gruplar içinde çocuklar, gençler, kadınlar, düşük gelirli aileler ve sosyal dışlanmaya maruz kalan topluluklar bağımlılık açısından yüksek risk altındadır. Bağımlılık; sosyal, ekonomik ve psikolojik kırılganlıkları derinleştirerek hem bireysel hem de toplumsal düzeyde ciddi sonuçlar doğurur. Bağımlılık, sosyal hizmetler kapsamında yalnızca bireysel bir sağlık problemi değil, sosyal risk ve kırılganlık olarak da ele alınmaktadır. Müdahale programları, erken tespit, önleyici eğitimler, rehabilitasyon ve toplumsal destek mekanizmalarını içerir.

Yöntem

            İlgili çalışmayı oluşturan 35 Sosyal Risk Haritasının her biri ilgili kırılgan grupları temsil eden Bakanlığımıza bağlı Genel Müdürlüklerimiz tarafından kurulan Daire Başkanları ve Kariyer Uzmanlarından oluşan meslek uzmanı ekiplerce belirlenmiştir. Her bir sosyal risk haritası için yapılan literatür taramaları, saha gözlemleri, Bakanlığımız taşra teşkilatı verileri ve Türkiye istatistikleri dikkate alınarak toplamda 595 sosyal gösterge olmak üzere sosyal göstergeler belirlenmiştir. Ayrıca her bir sosyal gösterge tüm bu bahsi geçen kaynaklar dikkate

alınarak sosyal risk haritasında payına göre ağırlıklandırılmış ve standardize hale getirilmiş puanlara dönüştürülmüştür.

            Sosyal olgulara ait ağırlandırılmış sosyal göstergeler bir araya gelerek bir sonraki aşamada ilgili sosyal risk haritasına ilişkin sosyal risk puanını oluşturmuştur. İlgili puanlar 0 ve 1 puan arasında belirlenmiştir. Her bir sosyal olgunun düşük, orta ve yüksek risk düzey puanları ilgili olgunun niteliğine göre literatür kaynakları ve sahadan gelen veriler dikkate alınarak kategorik hale getirilmiştir.

            Bir sonraki aşamada puanları hesaplanan sosyal olgular için ilgili olguya yönelik pilot saha belirlenmiştir. Saha uzmanları, merkez uzmanları tarafından oluşturulmuş ölçeklerle, ilgili sosyal olguyu temsil eden pilot alanlarda hane bazlı çalışmalar yürütmüşlerdir.

            Saha çalışmaları Çocuklar ve Yetişkinler için geliştirilen iki ayrı modül üzerinden yürütülmeye devam edilmektedir. Çocuklar için oluşturulan Çocuklar Güvende Modülü yalnızca çocuklara yönelik sosyal risk haritalarının saha çalışmalarında kullanılmaktadır. Aile Rehberi Modülü ise yetişkinlere yönelik sosyal risk haritalarının saha çalışmalarında kullanılmaktadır. Her iki modülün kullanımı için de alanlarında uzmanlaşmış bilişim personelleri ve mesleki personeller koordinasyonlu şekilde görev yapmaktadırlar. Ayrıca dış paydaşların ihtiyaç duyulan uzman personelleri de ihtiyaç halinde görevlendirilmek üzere modül sistemi içerisinde yer almaktadırlar.

            Elde edilen ölçek risk puanları gerekli istatistiksel analizler kapsamında ilgili olgunun hesaplanan sosyal risk puanı ile kıyaslanmıştır. Hesaplanan sosyal risk puanlarının sahayı ne kadar temsil ettiği tespit edilmeye çalışılmıştır.

            Elde edilen bulgular ışığında riskli olduğu tespit edilen her hane, her birey için uzun ve kısa sürekli planlar da dahil olmak üzere Vaka Çalışma Planları oluşturulmuştur. Diğer kamu kurumlarının yardımına ihtiyaç duyulduğu anlarda, geliştirilen Koordinasyon Modülü ile ilgili talepler diğer kamu kurumlarına iletilmiştir ve sonuçların raporlanması sağlanmıştır.

            İlgili haneler özellikle 3,6,9 ve 12 aylık periyodlarda düzenli olarak izlenmeye devam edilecektir. Süreç sonunda ön test ve son test çalışmaları ile yapılan faaliyetlerin çıktıları not edilecek. Gerekli planların güncellenmesi veya devam ettirilmesi konusunda karar verilecektir.

 

Neden Sosyal Risk Haritalarına İhtiyaç Duyuyoruz?

            Geleneksel sosyal hizmet modellerinde kullanılan olay sonrası müdahale sistemleri her ne kadar olay sonrası için birey ve toplum bağlamında iyileştirici etki gösterse de “erken uyarı sistemi” gibi işlev görmesi planlanan sosyal risk haritaları ile olay gerçekleşmeden olaya müdahale imkanlarını yaratmak planlanmaktadır. Bu sayede bağımlılık, suça sürüklenme, kadına yönelik şiddet gibi başlıca riskli alanlarda önleyici hizmetlerin geliştirilmesi ve kapsamının genişletilmesinin mümkün olacağı düşünülmektedir.

            Sosyal yardımlar ve genel olarak sosyal hizmetler kapsamında biliyoruz asıl yardıma ihtiyacı olan kırılgan gruplar genellikle yardım talep etmeme eğilimde olmaktadırlar. Oluşturulması planlanan tespit edici ve önleyici sosyal risk haritaları bağlamında gerçek ihtiyaç sahiplerinin tespit edilebileceği düşünülmektedir.

            Aynı zamanda yalnızca kişisel görüşlere bağlı nitel verilere yönelik tedbirlerin yanında elde edilecek verilerle nicel olarak kanıta dayalı politikalar üretilmesine imkan sağlaması planlanan sosyal risk haritaları, Bakanlığımızın hizmet ettiği kırılgan gruplara ihtiyaca yönelik ulaşılması hususunda büyük bir adım olacaktır.

            Özetle Koruyucu ve Önleyici Tedbirlerin nicel veri bazlı planlanması hususunda sosyal risk haritalarının Bakanlığımızın sosyal hizmete dair politikalarına değerli katkılar yapacağı düşünülmektedir.