Birlik ve beraberliğimizin pekişmesine, toplumsal barışın daha da güçlenmesine, küskünlerin barışmasına, sosyal dayanışmanın, sevgi, saygı ve hoşgörü anlayışının zirveye ulaşmasına yaptığı katkıları dolayısıyla, fert ve toplum hayatımızda özel bir yere sahip, müstesna günlerimizden birisi olan Ramazan Bayramına, huzur ve güven ortamı içinde ulaşmanın mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz.
Sevinmek kadar sevindirmenin de büyük önem taşıdığı bu özel günlerde, nefsimizin ve benliğimizin bizi yönlendirmesine fırsat vermeden kırgınlıkları, dargınlıkları zihnimizden ve davranışlarımızdan söküp atmalıyız. Kadirşinas milletimizin en güzel hasletlerinden olan, yardım etmek, kim olursa olsun hiçbir ayrım gözetmeksizin güçsüzün, muhtacın yanında olmak anlayışıyla, sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın da gereği olarak yoksul, kimsesiz, hasta ve yaşlıları ziyaret ederek, bitap düşmüş yürekleri onarmalı, yetimlerin, gariplerin, kimsesizlerin tebessümüyle, bayram sevincimize onları da ortak etmeliyiz.
2025 yılının Aile yılı olması vesilesiyle; bayramda, başta anne ve babalarımız, eşimiz, akrabalarımız olmak üzere tüm dostlarımızı ve komşularımızı unutmayalım. Onların yanında olduğumuzu, sevinç ve kederlerimizi, sıkıntılarımızı paylaşmaya hazır olduğumuzu gösterelim. Kahraman gazilerimizi ve bizlerin emaneti olan aziz şehitlerimizin ailelerini de daha özenle kucaklamalıyız.
Bu duygu ve düşüncelerle; milletimizin ve tüm İslam âleminin Ramazan Bayramını en kalbi duygularımla kutluyor; bu bayramın tüm insanlığa barış, kardeşlik ve huzur getirmesini temenni ediyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.