Emine Erdoğan Hanımefendi ve Bakanımız Göktaş "Gönül Elçileri Koruyucu Aile Vizyon Çalıştayı Kapanış Programı"na katıldı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "İnsanlık tüm çocuklarına sıcak bir yuva, adalet ve barış dolu bir dünya borçludur. Bu noktada koruyucu ailelerimizin örnekliği evrensel bir referans noktasıdır." dedi.
Emine Erdoğan ve Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığında "Gönül Elçileri Koruyucu Aile Vizyon Çalıştayı Kapanış Programı" düzenlendi.
Programda konuşan Emine Erdoğan, Koruyucu Aile Günü vesilesiyle bir arada olduklarını belirterek, bu anlamlı günün kalbinde ne kadar ayrı bir yeri olduğunu her fırsatta dile getirdiğini söyledi.
Gönül Elçileri Projesi'ni 2012'de başlatarak "Kalpten kalbe bir yol vardır, gözle görünmez sırdır." denilen manevi bir yola çıktıklarını belirten Emine Erdoğan, 14 yıldır koruyucu ailelerle yürüdükleri bu kutlu yolda, her türlü takdirin üzerinde bir insanlık manzarası seyrettiklerini ifade etti.
Kendi çocuğu, torunu olduğu halde koruyucu aile olmak için can atan anne ve babalar gördüklerini anlatan Emine Erdoğan, bir çocuğun kırık kalbini tamir etmek için enerjisini, zamanını, imkanlarını seferber eden nice kadın ve erkeğin, yiğit anne ve babalara dönüşmesine şahit olduklarını söyledi.
Onların yüce gönüllerine gerçekten hayran kaldıklarını ifade eden Emine Erdoğan, bu vesileyle koruyucu aile hizmetlerinin gelişmesi, yaygınlaşması ve daha fazla çocuğa ulaşması için büyük bir özveriyle çalışan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına teşekkür etti.
"İnanıyorum ki koruyucu aile sayımız katlanarak artmaya devam edecek"
Gönül elçileri olan 81 ilin valisinin eşlerine de yıllardır bu projeye büyük emek verdikleri için şükranlarını sunan Emine Erdoğan, şöyle devam etti:
"Umuyorum ki nice evin, Peygamber Efendimizin en hayırlı ev dediği evlerden biri olmasına vesile oldunuz. Hatay, İstanbul, İzmir, Samsun, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerimiz, bu yıl koruyucu aile çalışmalarında örnek bir başarı sergileyerek ödüle layık görüldüler. Ödül alan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüklerimizi ve vali eşlerini yürekten kutluyorum. Tabii bizim nazarımızda her ilimiz, her gönül elçimiz bu hayırlı yarışın şampiyonudur. Çünkü ne zaman bir çocuk daha koruyucu aile yanına yerleşse iyilik kazanıyor, toplumumuz kazanıyor, insanlık kazanıyor. İnanıyorum ki hayatın bu en tatlı rekabeti önümüzdeki yıl daha da büyüyecek ve ülkemizin dört bir yanındaki koruyucu aile sayılarımız katlanarak artmaya devam edecektir."
Emine Erdoğan, bir toplumun sahip olduğu erdemlerin, geçmişinin mirası olduğunu belirterek, "Hazreti Mevlana'nın 'İyiler geçip gittiler, iyi adetleri kaldı' dediği gibi bu topraklardan nice iyiler geçti. Arkalarında çağımızın açmazlarına, dertlerine derman olacak sayısız insanlık dersleri bıraktılar. 26 binden fazla vakıf tesis ederek, kardeşliğin ve hamiyet kültürünün bir toplumun ruhu, karakteri, varlık amacı olabileceğini gösterdiler. Darüşşafaka, Darüleytam, Himaye-i Eftal gibi çatıların altında birbirine kol kanat germenin en güzel örneklerini yaşattılar. Ne mutlu ki biz 'İnsanların en hayırlısı insanlığa faydalı olandır' hadisi şerifini hayat prensibi yapmış bir milletiz. Koruyucu Aile Sistemimiz de bu inancın ve gök kubbede hoş bir seda bırakma gayretimizin izdüşümüdür." ifadelerini kullandı.
"Gelin, onları hayatlarının en kırılgan dönemlerinde yalnız bırakmayalım"
Bu konuda karnelerinin başarılı notlarla dolu olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün itibarıyla ülkemizin dört bir yanında 9 bin 277 koruyucu ailemiz, 11 bin 22 çocuğumuzu baş tacı ediyor. Şunu da mutlulukla ifade etmek isterim, bu çocukların, 1345'i özel gereksinimli çocuklardır. 149 evladımız ağır engelli grubunda. 911 çocuğumuzsa ülkemize savaş sebebiyle göç etmiş yabancı uyruklu çocuklardır, insanlık ailesinin bizlere emanetleridir. Eminim ki bu rakamlar bir yandan hepimizin gönül tellerini titretirken diğer yandan göğsümüzü kabartıyor. Çünkü bunlar alelade rakamlar değil. Bilakis, hepsi hayattaki mutlu başlangıçların, ikinci şansların hikayeleridir. Halihazırda kuruluşlarımızda bakım ve koruma altında olan 15 bin 803 çocuğumuz var. Onların her biri, 86 milyonluk büyük Türkiye ailesinin evlatlarıdır. Gelin, onları hayatlarının bu en kırılgan dönemlerinde yalnız bırakmayalım. Evlerimizin ve gönüllerimizin kapılarını bizlerin ilgisine, şefkatine, sevgisine hasret bu evlatlarımıza açalım."
Devletin, kanatları altında himaye ettiği her çocuğu en güzel şekilde yetiştirdiğinin altını çizen Emine Erdoğan, çocukların akademik başarılarının artması, yeteneklerini geliştirmeleri ve meslek edinmeleri için tüm imkanlarını seferber ettiğini dile getirdi.
Emine Erdoğan, şöyle devam etti:
"Her çocuğun en az bir yabancı dil öğrenmesi, müzik aleti çalması ve bir spor branşına aktif katılmasını sağlıyor. Onları, yazarlıktan robotik kodlamaya, tiyatrodan zeka oyunlarına kadar birçok alanla tanıştırıyor. Mesela, Ankara'da koruma ve bakım altındaki müziğe yetenekli 18 çocuğumuz Cumhurbaşkanlığı bünyesinde Çocuk Orkestrası ve Korosunda sanat icra ediyorlar. Projeleriyle Teknofest'e başvuran, ilk 25'e girmeye hak kazanan onlarca çocuğumuz var. Kurumlarda yetişmiş sanatçılarımız, akademisyenlerimiz, bürokratlarımız var. Hepinizin tanıdığı dünyada müzik alanında büyük başarılara imza atan flüt sanatçısı Merve Başoğlu kızımız onlardan biridir. Çocukluğundaki en büyük hayali Kuzey Kutbu'na gitmek olan akademisyen Yunus Topal, Kuzey ve Güney kutuplarının her ikisine de giden ilk Türk olmayı başarmıştır. Bu evlatlarımızın hepsi bu büyük hayalleri devletimizin onlara sahip çıktığı kurumlarımızda kurdular. Devletimiz de onların hayallerinin en büyük destekçisi oldu. Bazı sohbetlerimizde onların 'Ben devletin kızıyım, devletin oğluyum' dediklerine çok kez tanık oldum. Bu samimi ifadeler, devletimizin sunduğu güvenin, aidiyet duygusunun ve sevginin en hakikatli dışavurumudur."
"Dünyamız, çocukları korumanın gittikçe zorlaştığı bir yer haline geliyor"
Çocukları yetim kalmış bir insanlığın ne geleceğe adım atabileceğini ne de kırılan adalet terazisini düzeltebileceğini kaydeden Emine Erdoğan, bugün dünyada 150 milyondan fazla yetim çocuk bulunduğuna işaret etti.
İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana çatışmaların en yüksek olduğu dönemin yaşandığını belirten Emine Erdoğan, "Ne yazık ki dünyamız, çocukları korumanın gittikçe zorlaştığı bir yer haline geliyor. Sadece 2025 yılında dünya genelinde toplam 65 çatışma kaydedildi. İsrail'in 7 Ekim'de başlattığı soykırımla modern tarihin en büyük yetim krizi Gazze'de yaşandı. Yaklaşık 37 bin çocuk yetim kaldı. Şu bir gerçek ki insanlık tüm çocuklarına sıcak bir yuva, adalet ve barış dolu bir dünya borçludur. Bu noktada koruyucu ailelerimizin örnekliği evrensel bir referans noktasıdır." diye konuştu.
Koruyucu ailelerin bir çocuğa el uzatarak yalnızca onun kaderini değil, ortak geleceği de değiştirdiklerini aktaran Emine Erdoğan, "Dünyanın katılaşan vicdanına dokunuyorlar. İnsanlığın asli değerlerinin eski bir masal olmadığını gösteriyorlar. Toplumu hızla bireyselleştiren, duygusal bağlarını zayıflatan, yalnızlaştıran ve aile kurumunu tehdit eden düzene karşı güçlü bir panzehir üretiyorlar. Yani, insanlığa ışık tutuyorlar. İşte bu nedenle Gönül Elçileri Projemizin sınırlarımız içinde kalmayarak, UNICEF tarafından örnek proje olarak gösterilmesi hepimizin ortak gururudur." değerlendirmesini yaptı.
Koruyucu anne ve babalara seslenen Emine Erdoğan, şunları kaydetti:
"Sizler hayatın sert rüzgarlarıyla kırılmış körpe dalları aldınız, yüreklerinize aşıladınız. Gördük ki o dallar sevgiye doydukça, güven duyguları pekiştikçe aşı yerlerine sımsıkı tutundular. Güçlendiler, gürleştiler, yaprak verip çiçekler açtılar. Her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Sizler, ardında iyi adetler bırakacak iyilerdensiniz, insanlığın yüz akısınız. Sizleri evlatlarımızla buluşturan Rabb'imize hamdolsun. Rabb'im, evlerinizdeki huzuru, neşeyi, muhabbeti daim eylesin."
"Koruyucu ailelerimizin sosyal haklarını güçlendirdik"
Bakanımız Göktaş da yaptığı konuşmada, Koruyucu Aile Günü'nün güçlü bağları oluşturan, aidiyetin, karşılıksız sevginin ve koşulsuz emeğin günü olduğunu belirtti.
Bakan Göktaş, "Gönül Elçileri Projesini" bir iyilik hareketine dönüştüren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'a teşekkür etti.
Bugüne kadar binlerce çocuğun kapılardan içeri umutla girdiğini, o yuvalarda sevgiyi, güveni ve aidiyeti yeniden bulduğunu aktaran Göktaş, "Devletimizin himayesindeki binlerce çocuğumuzun umutları, o yuvalarda yeşerdi. Bazen tek bir cümle, bütün bu hakikati anlatmaya yeter. 'Benim için Elif Su neyse Rabia da o.' Bu cümle, koruyucu ailesi olduğu çocuğu kendi evladından ayırmayan bir annenin gönlünden döküldü. Damla'nın hikayesi ise bize bir iyiliğin yalnızca bir hayatı değil, nesilleri de değiştirdiğini gösteriyor. Damla, koruyucu aile olan anne ve babasının yanında bu merhameti yaşayarak büyüdü ve bir gün, o da aynı yolu seçti, bir çocuğa yuva oldu. Böylece bir evde başlayan iyilik, bir başka çocuğun hayatında yeniden filizlendi." diye konuştu.
Koruyucu aileliğin yalnızca bugünü değiştiren bir hizmet olmadığını, nesilden nesle aktarılan, bir merhamet mirası olduğunu dile getiren Göktaş, "Bu salondaki her bir koruyucu ailemiz, o mirası geleceğe taşıyan gönül elçileridir. Sizlerin varlığıyla çocuklarımız hayata güvenle tutunuyor. Sizlerin açtığı her kapı, bir çocuğun geleceğine açılan umut kapısı oluyor." dedi.
Emine Erdoğan'ın himayelerinde başlatılan Gönül Elçileri Projesi'nin Türkiye'nin dört bir yanına yayılan büyük bir iyilik seferberliğine dönüştüğünü ifade eden Göktaş, 2012'den itibaren koruyucu aile hizmetinin Gönül Elçileri Projesi ile yalnızca bir sosyal hizmet modeli olmanın ötesine geçtiğini ve kısa sürede milletin vicdanında karşılık bulduğunu aktardı.
Bakan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"2012 yılında koruyucu aile yanında 515 çocuğumuz bulunuyordu. Bugün ise bu sayı, 11 bin 22'ye ulaştı. Sahadaki büyük emek ve milletimizin güçlü desteğiyle koruyucu aile hizmetimiz son 20 yılda tam 21 kat arttı. Bu başarının asıl sahibi, rakamlarla ifade edilemeyecek kadar kıymetli bir emeğin temsilcisi olan 9 bin 277 koruyucu ailemizin sevgisi, fedakarlığı ve kararlılığı. Bugün 0-6 yaş grubundaki 4 bin 286 çocuğumuz, hayatlarının en hassas döneminde koruyucu ailelerimizin şefkatiyle büyüyor. Ayrıca, 1345 özel gereksinimli çocuğumuz, koruyucu aile hizmetinin şefkatli halkası içinde bakım ve koruma altında bulunuyor. Bu tablo, koruyucu aile sistemimizin ne kadar güçlü ve kapsayıcı hale geldiğinin en somut göstergesidir. Bu başarıyı kalıcı kılmak için bu yıl önemli adımlar attık. Koruyucu ailelerimizin sosyal haklarını güçlendirdik. Koruyucu aile olan kamu ve özel sektör çalışanlarına ilk defa izin hakkı tanıdık. Bunun yanı sıra sosyal güvence alanında önemli iyileştirmeler yaptık."
Geçen yıl başlatılan Geçici Koruyucu Aile Modeli ile acil koruma ihtiyacı bulunan çocukları kurum bakımına almadan doğrudan aile sıcaklığıyla buluşturduklarını belirten Göktaş, "Böylece 30 pilot ilimizde 283 çocuğumuzu 262 ailemizin sevgi dolu yuvalarına emanet ettik. Sadece bu yıl 81 ilimizde düzenlediğimiz 2 bin 249 etkinlik ile koruyucu aile hizmetimizi toplumun her kesimine ulaştırdık." diye konuştu.
Gönül Elçileri Koruyucu Aile Vizyon Çalıştayı ile yıllardır büyük bir emekle ve sabırla büyüttükleri koruyucu aile hizmetine yeni bir vizyon kazandıracaklarını ifade eden Göktaş, bugün açıkladıkları sonuç bildirgesinin çocuklar için güveni, aileler için desteği, kurumlar için de ortak sorumluluğu daha belirgin hale getiren önemli bir adım olduğunu söyledi.
"Aile ve Nüfus 10 Yılı'nda hizmetlerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz"
Sahadaki birikimi, çocukların ihtiyaçlarını ve ailelerin tecrübelerini birlikte değerlendirerek, koruyucu aile hizmetinin etki alanını daha da güçlendireceklerini belirten Göktaş, Aile ve Nüfus 10 Yılı'nda daha fazla çocuğun hayatına dokunan hizmetleri kararlılıkla sürdüreceklerini kaydetti.
Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde çocukların sözünü değer bilen, neşesini çoğaltan, hayallerini gerçeğe dönüştüren bir Türkiye inşa edeceklerini ifade etti.
Gönül Elçileri Projesi'nin bugün yalnızca başarılı bir sosyal modeli değil, tarihin, kimliğin ve medeniyetin bir mirası haline geldiğini dile getiren Göktaş, şunları kaydetti:
"Bu miras, çocuklarımızı aile sıcaklığıyla buluştururken, milletimizin vicdanında ortak sorumluluğun en güzel örneklerinden biri olarak karşılık buldu. Merhameti, evlere, yüreklere ve çocuklarımızın geleceğine taşıyan bir anlayışın önünü açtınız. Bu anlayış, insanlığın sözünün yetersiz kaldığı yerde bir iyilik dili, insanın yön aradığı yerde bir merhamet pusulası olmayı sürdürecek. Sınırlarımızı aşan bu gönül seferberliğine, böylesine güçlü bir anlam kattığınız için zatıalinize şükranlarımı arz ediyorum."
Bakan Göktaş, çocukların hayatına dokunan tüm ailelere gayretleri için teşekkür etti.
Konuşmaların ardından Emine Erdoğan, projeye verdikleri destekten dolayı bazı vali eşleri ile Aile ve Sosyal Hizmetler il müdürlerine ödüllerini takdim etti.
Koruyucu aile kamu spotunun gösterildiği programda, koruyucu aile yanında yetişen Meryem Çağdaş ve koruyucu aile Çetin Şener konuşma yaptı.
Koruyucu aileler ve çocuklarının "Kız Kulesi Efsanesi" tiyatro oyununu sergilediği programda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürü Hasan Basri Alagöz çalıştay bildirgesini sundu.
Ses sanatçısı Alişan ile televizyon programcısı Cansu Canan Özgen'in sunuculuğunu yaptığı programa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, koruyucu aileler, koruma altındaki çocuklar, milletvekilleri, vali eşleri, akademisyenler, uluslararası sivil toplum kuruluşları ile medya kuruluşlarının temsilcileri katıldı.